Özgül Fobiler ve Duruma Bağlı Korkular

ÖZGÜL FOBİ

ÖZGÜL FOBİ
NEDİR?


Tıp dilinde Özgül Fobi Bozukluğu olarak tanımlanan Özgül Fobi, belirli bir nesne ya da durumla karşılaşıldığında ya da bu gibi durumların yaşanabileceği kaygısı güdülerek, şiddetli biçimde gerçekleşen, çoğu zaman mantığa dayanmayan, süreklilik gösteren korku halidir.

Korkuya neden olan durumla yüz yüze gelindiği hemen her an kontrol altına alınması güç kaygı ve endişe belirtileri kendini gösterir. Hasta nadiren duruma katlanmayı seçer. Çoğunlukla ortamdan kaçılır.

Fobik uyaranın bulunduğu ortamın terk edilememesi ya da kişinin kendini sakinleştirememesi panik atak gibi daha ileri rahatsızlıkların yaşanmasına sebebiyet verebilir. Hasta genellikle fobik uyarana karşı duyduğu korkunun anlamsızlığının farkındadır. Buna rağmen tepkileri üzerinde irade kurmakta güçlük çeker. Bunun sonucunda gündelik yaşantısındaki faaliyetlerini sürdürürken sıkıntılarla karşılaşabilir. Sosyal hayatta ortaya koyduğu işlevsellik azalır. Yakınlarıyla beraber olduğu güven dolu ortamlarda bile hem kendinde hem de çevresinde gerginlikler yaratır. Eylemsizlik, kaçınma, yüksek endişeli tavırlar nedeniyle iş hayatında yapmakla yükümlü olduğu görevleri yerine getiremeyebilir.

Etkili psikoterapi süreçleriyle kesin olarak iyileştirilebilen bu sorunlarla ilgili ayrıntılı bilgileri aşağıdaki yazılarımızda bulabilirsiniz.


ÖZGÜL FOBİ
BELİRTİLERİ NELERDİR?


Özgül fobiyi ortaya çıkaran durumlar çok çeşitlidir. Hemen her türlü nesne ya da olay karşısında özgül fobi teşhisi konulabilecek tepkiler verilebilir. Özgül fobiyi diğerlerinden ayıran en büyük özelliği kişinin korkusunu belirgin bir nedene dayandıramaması, kaygılarının manasız olduğunu bilmesidir. Nesneyle olan etkileşim sonlandıktan sonra korku büyük oranda azalır. Oysaki aşırı kuşkuculuğun seyrettiği paranoidlerde korku mantıklı olduğu düşünülen nedenlere dayandırılmakta olup, korkunun farklı durumlar arası sürekliliği mevcuttur. Yine şizofreni teşhisi konuşmuş kişiler de korkunun mantık dışı olduğunu farkedemez ve bu kişiler kendilerini toplumdan tamamen ayırırlar.

Özgül fobi yaşayan kişiler genel anlamda topluma olumlu bir şekilde eklemlenmiş, fakat belli durum ve nesneler karşısında kaygılarını dizginleyemeyen bireylerdir. Söz gelimi belirgin bir tehdit içeriyor olmasa bile herhangi bir hayvanın yanına yaklaşamama, bulunduğu ortama girememe, asansör gibi dar ve kapalı ortamlarda kısa süre de olsa kalamama, karanlıktan korkma gibi durumlar özgül fobi için verilebilecek onlarca örnekten bazılarıdır.

Özgül fobinin en büyük özelliklerinden biri de, fobi yaratan nesne ya da pozisyona yönelik verilen tepkilerin mahiyetinden ve bunun sonucunda yaşanabilecek olumsuz durumlardan şiddetli biçimde korkmaktır. Özgül nesneyle karşılaşıldığında duyulan korku yoğunluğunun dolaylı ama etkin bir biçimde artmasına neden olan bu tip kaygı durumu, bayılma, kalp krizi geçirme, çığlık atma, kendine veya çevreye zarar verme gibi kontrolün tamamen yitirilmesi halinden aşırı şekilde korkmaktan kaynaklanmaktadır.

Hastanın kaygı yoğunluğu fobik uyaranla etkileşim derecesine ve uyaranın bulunduğu ortamdan kaçabilme ya da uyarandan sakınabilme imkanlarına bağlı olarak değişebilmektedir.

Çocuklar için korku uyandıran nesneler yetişkinlere göre daha fazladır. Gelişim çağını sürdüren çocukların yaşadığı korku durumları çoğunlukla doğal sürecin bir parçasıdır. İş görme biçimine olan etkisi yönünde incelendiğinde pek çok durumun çocuklarda özgül fobiyi işaret etmediği anlaşılır.

Kendini ve olayları bir yetişkin gibi yorumlama yeteneğinden yoksun oldukları için çocuklarda korkuların aşırı ya da anlamsız olduğunun bilinmesi beklenemez. Özgül nesne korkusu çocuklarda yüksek kaygı, ağlama, huysuzluk, eylemsizlik, ebeveyne yapışma gibi reaksiyonlarla kendini gösterebilir. Özgül korkuların çocuklarda azalış göstermesi yetişkinlere nazaran daha kolay gerçekleşir, bununla birlikte bu dönemde başlayan fobiler yetişkinlik çağına kadar sürerse korkunun ileride daha sık yaşanma olasılığı yüksektir.


ÖZGÜL FOBİ
TÜRLERİ NELERDİR?


Özgül Fobi farklı tiplere ayrılarak incelenebilir.

-Hayvanlara Karşı Fobi:

Kadınlar arasında daha sık gözlemlenen bu korku tipinde anksiyetenin kaynağı hayvanlar ve böceklerdir. Çocuk yaşlarında belirginleşir. Korku duyulan hayvanla yaşanılan kötü bir tecrübe tedaviyi gerekli kılan sürekli kaygı durumlarına sebebiyet verebilir. Önüne geçilemediği taktirde ilerleyen yaşlarda gelişimini sürdürebilir.

Gerek çocukluk çağlarında gerekse yetişkinlikte yaşanılan travmatik olaylar (arı sokması, köpek tarafından kovalanmak vb.) pek çok hastada fobi oluşumuna neden olarak gösterilse de, böyle bir durumla karşılaşmamış kişilerde de bu tip özgül fobiler geliştirilebilir.

Kişinin yaşam gidişatı içerisinde karşılaşacağı durumlar genelde fobiyle etkileşime girilmemesi üzerine planlanır. Fobik uyaranla beklenmedik bir şekilde karşılaşıldığında yaşanılan yoğun kaygı ve kaçış arzusu istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Ne yapacağının kestirilmesi güç, saldırgan ya da zararlı özelliklere sahip hayvanlara karşı duyulan korkular fobi kapsamında değerlendirilmemelidir.

-Doğal Çevre Fobisi:

Korkuyu tetikleyen etmenler, gök gürültüsü, deniz, fırtına gibi öğelerden ibaret ise doğal çevre fobisi söz konusudur. Günlük hayatta hava olayları yakınen takip edilir. Durum istenildiği gibi değilse dışarı çıkmaktan imtina edilip eve kapanılabilir. Motivasyon sağlanılamadığı müddetçe denize girmekten ya da güneşe çıkmaktan çekilinebilir.

-Yükseklik Korkusu:

Özgül fobiler arasında en yaygın görülen korku türlerindendir. Yüksek yerlere çıkıldıkca korku artar. Yukarıdan aşağıya bakıldığında kalp çarpıntısı oluşur, baş dönebilir. Binaların yüksek yerlerinde oturulmaktan çekinilebilir. Merdivene çıkmaktan kaçınılabilir. Yüksek yerlerde bulunmaktan ötürü duyulan korkunun bayılmaya sebebiyet verebileceğinden ve bundan dolayı düşülebileceğinden kaygı duyulur.

-Kan, Yara, Hastane Korkusu:

Yaralanma, kanama, tıbbi müdahale gibi durumlar gözlemlendiğinde boy gösteren korku halidir. Bu fobi türü ağırlıklı olarak kadın hastalarda yaşanmaktadır. Korkunu yoğunluğu çoğunlukla bayılmaya sebebiyet verecek kadar yüksektir. Kalıtımsal olarak aktarılan özgül fobi tiplerinin başında gelmektedir.

-Durumsal Fobi:

Belirgin bir nesnenin oynadığı rolden farklı olarak bir durum içerisinde bulunmanın yarattığı kaygı türüdür. Bu tip durumlara, asansör, uçak, motorlu araç, kapalı ortam gibi mekanlarda duyumsanan klastrofobik korkular örnek gösterilebilir. Yetişkin bireylerde en fazla görülen özgül fobi tiplerindendir.

-Uçak Korkusu:

Anlaşılacağı üzere uçakla seyahat etmekten duyulan korkudur. Bu tip fobiye sahip bir kısım hasta yolculuklarını uzatma pahasına da olsa alternatif ulaşım araçlarını tercih ederler. İstatistiksel verilerin sonucunda uçakların kaza yapma ihtimalinin kara taşıtlarından daha düşük görülmesi gibi mantıklı çıkarımları yadsımamakla birlikte yine de kaygı durumlarına engel olamamaktadırlar. Yolculuk yapmak zorunda olan hastalar uçuş sonlanana kadar yoğun kaygı durumlarını korurlar.

-Diğer Fobi Tipleri:

Anksiyete durumları yukarıda sayılanlardan farklı bir nedene bağlı olarak gerçekleşiyorsa bu kategori altında incelenir. Yapılmaması gereken bir davranışı yapma korkusu (örn. bir aracın önüne atlama), hasta olma korkusu, nefes alamama korkusu, dişçi korkusu, görsellere ya da eşyalara karşı duyulan korkular, yalnızlık korkusu kişinin özgün ruh haline bağlı olarak değişen bir çok fobi çeşitlerinden bahsedilebilir.


ÖZGÜL FOBİ
NASIL OLUŞUR?


Her türlü psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi burada da tek bir nedenden bahsetmemiz olası değildir. Özgül fobilerin oluşumu üzerinde genetik ve kalıtım gibi biyolojik faktörlerle birlikte, özgül fobiyi başlatan nesne yada durumun rol oynadığı travmatik olaylar da etkili olabilmektedir. Hangi durumun baskın olduğu hastanın yaşadığı fobi tipi ve kendine özgü durumu altında incelenmelidir. Köpeklerden korkan bir kişinin çocukluğunda ısırılma olayı yaşaması ya da araç kullanmaktan çekinen bir kişinin daha önce kaza yapmış olması sık karşılaşılan örneklerden olsa da, özgül fobinin niteliğiyle öncel deneyimler arasında neden sonuç ilişkisinin kurulamadığı durumlar da azımsanmayacak orandadır. Hatta bunun tam tersine, fobi yaratma potansiyeline sahip olan olay tecrübe etmiş bir kişinin ilerleyen zamanlarda benzer durumla karşılaştığında daha kontrollü ve sakin olduğu görülebilmektedir. Yine fobi uyaran hayvandan korkmasına neden olacak herhangi bir olay deneyimlememiş, hatta daha önce bu tip bir hayvanla karşılaşmamış bir çok kişi duyumsadığı sürekli korku haline engel olamayabilir. Bütün bunlar ve yapılan bazı bilimsel araştırmalar, bir takım kişilerin genetik faktörlerin etkisiyle özgül fobiye yatkın olarak dünyaya geldikleri sonucunu doğurmaktadır. Keza özgül fobiye sahip bireylerin yakınlarında hastalığın yaygınlık oranı toplumda görülme oranının üzerindedir.

Bununla birlikte, yaşanan ya da şahit olunan travmatik olayların her insanda var olan korku ve kaçınma eğilimlerini aşırı ve sürekli hale getirebilecek düzeylere çektiği de bir gerçektir. Bir hayvan tarafından saldırıya uğrama, kapalı bir ortamda uzun süre mahsur kalma gibi durumlar sonucunda oluşan bozukluklar, fobilerin çevresel etmenlere bağlı olarak da ortaya çıkabileceğini gösteren örneklerdendir.


ÖZGÜL FOBİ
GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?


Özgül fobiler daha çok kadınlarda görülmekte (erkeklere oranla iki kat fazla) ve bu cins içerisinde birinci sırada gelen zihinsel hastalık olarak kabul edilmektedir. Erkeklerde özgül fobi, alkol ve madde kullanımından sonra sosyal fobiyle birlikte en yaygın olarak rastlanan ruhsal problemdir . Kan, enjeksiyon ve yara fobilerinde her iki cins arasında eşit oranda görülmektedir. Toplumda uzun süreli prevelansı %8-10 aralığında olup hayat boyu en az bir kez deneyimlenme oranı yüzde %13 e kadar çıkmaktadır.

Özgül fobiye sahip her 4 kişiden biri aynı zamanda depresyon da yaşamaktadır. Hastalığın yaygınlık oranı ülkeler arasında değişim göstermektedir. Hayvan fobilerinin 4 yaşından önce, kan ve yara fobisinin 4-9 yaş aralığında başladığı saptanmıştır. Durum fobileri ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde daha sık ortaya çıkmaktadır. Doğal çevre fobisinin görülme yaşı dağınıktır.

Özgül Fobiler; kadınlarda erkeklerden iki kat daha sıklıkta rastlanan bir problem olmakla birlikte, erkeklerde de yaygın olarak yaşanmakta olan problemlerden birisidir.


ÖZGÜL FOBİNİNI
TEDAVİSİ


Özgül fobiye sahip bireylerin pek azı profesyonel tedavi yöntemlerini tercih etmektedir. Genelde korkulan nesne ile karşılaşmanın yüksek olduğu bir çevreye yerleşme, iş hayatının olumsuz etkilenmesi, depresif durumlar yaşama, yakınların korkunun yenilmesi konusunda yüreklendirici rol oynaması psikiyatriste başvurma nedenlerindendir.

Özgül fobilerin tedavisi mümkün olmakla birlikte tedavi sonrası korkularını yenmiş bireylerin görülme oranı oldukça yüksektir. Fobiler etkinliğini arttırmadan ve yaşantı üzerinde belirgin sorunlar haline gelmeden önce çözüme yönelik adımlar atılması doğru bir yaklaşım olacaktır. Fobiyi baskılayan alışkanlıklar ve kaçınma durumları ileriki zamanda yaşanacak sıkıntıları sadece erteleme konusunda etkili olabilir. Fobik uyaran nesne ve durumlara hazırlıksız yakalanmalar kişinin zarar görmesine neden olan ciddi durumlara sebebiyet verebilir.

Kişinin motivasyonu özgül fobi tedavisinden alınacak sonucu doğrudan etkilemektedir. Korkuyu yenmedeki kararlılık, olumlu netice alınma ihtimalini kuvvetlendirir. Güvenli bir terapi ortamında korkuya neden olan nesne ve durumla hasta arasında kademeli etkileşim kurmak etkili tedavi yöntemlerindendir. Nesne ile olan yakınlaşma derecesi psikoterapist kontrolünde arttırılır. Fobiden kaçınmayıp, onu yenmek için üzerine gittiğinde aşama kaydettiğini gören hasta iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Uçak korkusu, yalnızlık korkusu gibi terapi ortamına taşınamayacak ya da soyut nitelikteki korkular söz konusu olduğunda hasta ile konuşma ve bu süreçte hayalde canlandırma gibi yaklaşımlar gerçekleştirilebilir. Görsel ve işitsel araçlar terapiye dahil edilebilir. Bunun yanında eş zamanlı olarak korkuyu azaltacak fiziksel ve zihinsel rahatlama teknikleri, nefes kontrol yöntemleri, nesnenin tehdit yaratmadığına yönelik kavrayış şekillendirilmeleri yapılabilmektedir.

Özgül fobinin niteliğine göre hastanın olayları ele alış biçimi üzerine yoğunlaşılabilir. Kaygı durumu esnasında hastanın sarfettiği düşünce ve hislerini açıklıkla ifade etmesi sağlanır. Bu yolla hastanın kendisinin ya da çevresinin basit olarak nitelendirebileceği (örneğin köpekten korkmak) bazı fobi durumlarının, görünümde farkedilmeyen farklı etkileri ya da hastanın psikolojik yapısıyla olan bağları ortaya çıkarılabilir. Hastanın olay esnasında nesnenin ya da durumun hangi yönüne odaklandığının, göz önüne aldığı birincil tehlikelerin ne olduğunun ortaya çıkarılması kaygı durumlarını sonlandırılmasına yönelik çalışmalarda elde edilmesi gereken önemli verilerdendir.

Özgül fobinin tedavisinde gerekli görüldüğü taktirde ilaç yöntemi de uygulanabilir. Fazla başvurulmayan bu tedavi yöntemi kaygıları aşırı boyutlara ulaşmış hastaların olaylara olan duyarlılığını azaltma yönünde yardımcı olabilir. Panik atak evrelerini doğuran özgül fobi biçimleri sınırlı ölçüde ilaç kullanımını gerekli kılabilmektedir.

Özgül Fobiler; fobik uyaran olarak adlandırılan, çeşitli nesne ve durumlar karşısında yaşanan, gerçekçi ve mantıksal nedenlere dayanmayan, şartlı öğrenmelere dayalı korkular olduğu için kesin olarak ve sıklıkla da hızlı bir şekilde tedavi edilebilen korkulardır.


Psikolojik Sorunlar

Top
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Powered by